VII. Ulusal Ölçümbilim Kongresi

30 Ekim - 1 Kasım 2008

I.ULUSAL ÖLÇÜMBİLİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

 

Gümrük Birliği aşamasında olan Ülkemiz Sanayisi son birkaç yıldır yakın gelecekteki şiddetli rekabet koşullarının ayrımına vararak yoğun bir küreselleşme çabası içerisine girmiştir. Çağdaş anlamda küreselleşmek için hem üst düzey yapılanma ki bunun adına günümüzde Toplam Kalite Yönetimi diyoruz ve hem de alt yapı olmadan üst yapıyı ayakta tutmak mümkün değildir. Buradan alt yapıdan kasıt uluslar arası standartlar haline getirilmiş kalite sistemleridir.

 

aliteyi temin etmeye yönelik bu sistemlerin öngördüğü en önemli koşullardan birisi ise ölçümlerin doğruluğunun kanıtlanabilir, izlenebilir olmasıdır.

 

Bu bağlamda Kongre Yürütme Kurulu olarak uygulayıcı olan sanayicimizi kalibrasyon, izlenebilirlik, akreditasyon vb. konularda yetkili ağızlardan bilgilendirmek ve yasa koyucuya çağdaş yapılanmalardan örnekler vererek yönlendirmek amaçları doğrultusunda I.Ulusal Ölçümbilim Kongresini gerçekleştirdik.

 

Kongre süresince sunulan bildiri ve görüşler çerçevesinde varılabilecek sonuçları 3’e ayırmak mümkündür.

 

1.Bilimsel

 

TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) yetkin kadrosu ve yönetimiyle küreselleşme çerçevesinde başarılı bilimsel çalışmalarını sürdürmekte birçok konuda yeterliliğini uluslararası düzeyde kanıtladığı gibi bazı konularda en iyiler düzeyine oldukça kısa bir sürede gelmiştir. UME’nin bilimsel anlamda ölçümbilim çatısının en üstünde olmak ve Türkiye’yi temsil etme yetki ve yeterliliğine sahip olması konusunda görüş birliğine varılmıştır.

 

2.Yasal

 

Entegre olmayı düşündüğümüz toplulukların bu konudaki yapılanmaları incelendiğinde yasal birtakım düzenlemelerin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Yasal düzenlemeler UME’nin, TSE’nin ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın üst yapıdaki yerini görev ve sorumluluklarının orta kademe yapılanmaları, denetleme organlarını tanımlamalı, kullanıcı yani sanayiciye yol gösterici olmalıdır.

 

Bu bağlamda en önemli adım Milli Kalite Konseyi ve Milli Akreditasyon Konseyi çalışmalarının en geniş katılımlarla tekrar başlatılması olacaktır.

 

3. İşlevsel

 

Kongre süresince katılımın beklentilerin üzerinde olmasının yanı sıra sanayicimizin ve orta kademe kalibrasyon laboratuar yöneticilerinin yasal boşluklarından ötürü ne yapacakları arayışı içerisinde oldukları gözlemlenmiştir. Bugün birçok sanayi kuruluşumuzu dış müşterilerinin isteği ile yönlendirilmesi doğrultusunda kalibrasyon ve sertifikasyon gereksinimlerine Türkiye dışından veya yabancı ortaklı iç şirketlerden karşılanmaktadır.

 

Sağlıklı düzenlemeler sonucunda hem olası karışıklıklar ortadan kalkacak hem de milyar dolar düzeyinde ifade edilebilecek rakamlar Türkiye’de kalacaktır. Sonuç olarak her ne şekilde ve kimlerle olursa olsun ülke çıkarları ön planda tutularak yapılacak yasal düzenlemelere ivedilikle ihtiyacımız vardır.

 

Necmi MUNGAN
Kongre Yürütme Kurulu Başkanı

 


II.ULUSAL ÖLÇÜMBİLİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

 

II.Ulusal Ölçümbilim Kongresi 23-24 Ekim 1997 tarihinde Eskişehir’de gerçekleştirildi. Kongreyi yaklaşık 200 kişi izlemiş olup, Bilimsel Metroloji, Endüstriyel Metroloji, Kalite ve Metroloji ilişkisi konu başlıkları altında 21 tebliğ ve 35 poster sunulmuştur. Bu sunuşlarda metroloji, kalibrasyon, test, akreditasyon, gümrük birliğinden doğan hak ve yükümlülüklerimiz, Avrupa Birliği’nde düzenlenmiş ve düzenlenmemiş alanda işaretlendirme, UME’nin yaptığı bilimsel çalışmalar, yurtdışında gösterdiği başarılar, verdiği hizmetlerle ikincil seviye laboratuarlar için ürettiği cihazlar ve ikincil seviye laboratuarların yaptıkları çalışmalar, verdikleri hizmetlerle TKS akreditasyonuna sahip olabilmek için yaptıkları ve kazandıkları deneyimler işlenmiştir.

 

Kongrenin birinci gününde gerçekleştirilen, MMO Temsilcisinin yönettiği, TMMOB, UME, TSE ve İSO temsilcilerinin katıldığı Panelde “Gümrük Birliği Uyum Yasaları Çerçevesinde Türkiye Akreditasyon Konseyinin Oluşumu” konusu işlenmiş, Avrupa ve dünyadaki oluşumlar değerlendirilerek, laboratuar, sistem, ürün/hizmet ve personel belgelendirmeleri konusunda nasıl bir akreditasyon sistemi kurulması gerektiğinin cevabı araştırılmıştır. Ülkemizde AB Ülkeleri tarafından tanınırlığı olan Ulusal bir Akreditasyon Konseyi ve buna uygun alt kuruluşlar oluşturulamadığı için üreticilerin bu hizmetleri Gümrük Birliği Anlaşması uyarınca AB ülkelerinden çok yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kaldıkları, aksi halde topluluk ülkeleri tarafından standardizasyon, ölçüm, kalibraj, kalite, akreditasyon test ve belgelendirme konusunda konulan teknik engelleri aşamadıkları, bunun da maliyetleri dolayısı ile rekabet edilebilirliği olumsuz yönde etkilediği vurgulanmış, ilgili tüm kurum, kuruluş ve taraflar arası gerekli konsensün sağlanarak, özerk, bağımsız, tanınır bir Ulusal Akreditasyon Konseyinin oluşturulması doğrultusunda gerekli tüm teknik ve hukuksal düzenlemelerin ivedilikle tamamlanması gerektiği görüşü dile getirilmiştir.

 

Kongreye paralel olarak düzenlenen sergiye 7 kuruluş katılmıştır. Kalibrasyon, eğitim ve diğer hizmetlerle ilgili olarak düzenlenen sergi katılımcılardan büyük bir ilgi görmüş ve kuruluşlar arasındaki iletişimin gelişmesinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.

 

Başarılı bir şekilde organize edilen kongre ve sergiye gösterilen ilginin büyüklüğü gelecek kongreye ümitle bakılmasına neden olmuştur.

 

II.ULUSAL ÖLÇÜMBİLİM KONGRESİ
SONUÇ BİLDİRGESİ KURULU

 


III. ULUSAL ÖLÇÜMBİLİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

 

Ölçümbilim bir ülkede ölçme, standartlaşma, kontrol ve kalite sistemlerinin alt yapısını oluşturarak kalite güvenliği için ürün özelliklerinin belirlenmesine ve kontrolüne ilişkin kapsamlı bir sistemin oluşmasını sağlar.

 

Ülkemizde bu alanda gözlenen çok yönlü eksiklikler, ulusal kalite politikamızın geliştirilmemiş olması ve buna uygun yasal düzenlemelerin henüz yaşama geçirilememesi, personel, laboratuvar ve eğitim eksikliği, laboratuvar ve akreditasyon konularındaki boşluklar, kalibrasyon, eğitim ve danışmanlık hizmetleri için kuruluşların nitel ve nicel yetersizliği bu parametrelerin sanayide uygulanabilirliğini zorlaştırmakta ve bu nedenle sanayimizde büyük ölçekte zorluklar yaşanmaktadır.

 

Bu amaçla TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından Eskişehir’de gerçekleştirilen III. Ulusal Ölçümbilim Kongresinde aşağıda belirtilen konular, akademisyen ve uygulayıcılar tarafından kapsamlı bir şekilde tartışılarak şu sonuçlar çıkartılmıştır;

 

- Ulusal ölçümbilim sistemi, ölçme ve kalibrasyon, akreditasyon, bilimsel ölçümbilim, sanayideki ölçümbilim sistemi içindeki uygulamalar, yasal ölçümbilim ana başlıkları altında 29 bildiri sözlü, 28 bildiri poster olarak sunuldu. Bunun yanı sıra Eskişehir sanayi bölgesindeki kuruluşlarda gerçekleştirilen ölçme ve kalibrasyon altyapısını belirlemeye yönelik yapılan anketin sonuçları kongreye sunularak sonuçları değerlendirilmiştir.

 

- Diğer tüm sektörlerde olduğu gibi yaşamsal önemi olan sağlık sektöründe de tıbbi cihazların kalibrasyonunun önemi vurgulanarak, hizmet üretim sürecinin her aşamasında kullanılan tıbbi cihazların güvenirliğinin sağlanması, günümüzdeki teknolojik gelişmelere uygun hale getirilmesinin teşhis ve tedavide hizmet kalitesini yükselteceği görüşü öne çıkmıştır.

 

- Yeni kalite anlayışının bir ön koşulu olan kalibrasyon ve izlenebilirlik, organize olmuş bir ölçme sisteminin gerekliliğini ve ölçümbilim alanında belgeli ve eğitimli personel gereksiniminin önemini ortaya çıkarmıştır.

 

- Ülkelerin farklı uygulamaları sonucunda ortaya çıkan ölçümbilimle ilgili sorunların çözümünde akreditasyon kuruluşlarının bağımsız, tarafsız ve tüzel kişiliğe haiz kamu ya da özel kuruluşların yetkilendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda ülkemizde de Türkiye Akreditasyon Konseyinin (TÜRKAK) ilgili tüm tarafların katılımıyla devlet güvencesi altında Avrupa Birliğinde ön görüldüğü gibi ekonomik ve idari yönden bağımsız ve tarafsız bir şekilde örgütlenmesi gerekmektedir. Akreditasyon sisteminin yasal zemine oturtulabilmesi için Akreditasyon Konseyi kuruluş ve görevleri hakkındaki yasal düzenlemenin ivedilikle yapılması gerekmektedir. Yasanın çıkmasıyla bu alandaki belirsizliklere, kurumlar ve sektörler arası iletişim sorunlarına kalıcı çözümler getirilmiş olacaktır.

 

Kongreyle birlikte açılan III. Ulusal Ölçümbilim Ölçme Cihazları ve Takımları Sergisi de katılımcılar tarafından ilgiyle izlenmiş ve sergiye katılan kurum ve kuruluşlar kalibrasyon, eğitim ve diğer hizmetlerle ilgili bilgi ve birikimlerini aktarmışlardır.

 


IV.ULUSAL ÖLÇÜMBİLİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

 

TMMOB Makina Mühendisleri Odası adına MMO Eskişehir Şubesi Sekreteryalığında 25-26 Ekim 2001 tarihlerinde Eskişehir’de gerçekleştirilen IV.Ulusal Ölçümbilim Kongresinde; Ulusal, Bölgesel ve Uluslar arası Endüstriyel Ölçümbilim, Kalibrasyon-Bilimsel Ölçümbilim ve bu alandaki gelişmeler, Kalibrasyon-Hizmet Sektörü, Kalibrasyon Eğitimi, Endüstriyel Ölçümbilim ve Teknik Düzenlemeler başlıkları altında 27 bildiri sunulmuş ve 275 izleyicinin katılımıyla ölçümbilim tüm boyutlarıyla tartışılmıştır.

 

Kongrenin birinci gününde T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ölçüler ve Standartlar Genel Müdürlüğü, TSE, TÜBİTAK-UME, KOSGEB, TÜRKAK’tan birer temsilcinin katıldığı açış oturumunda kurum yetkilileri, ölçümbilim konusunda kurumlarının yeri, çalışmaları, amaçları konusunda katılımcılara geniş kapsamlı bilgi aktarmışlardır.

 

Ülkemizde sanayimiz ve özellikle KOBİ’ler için büyük önem taşıyan, Türk Akreditasyon Kurumu’ nun kurulması, ile verilen belgelerin uluslar arası tanınırlığını ve geçerliliğini arttıracağından ihraç ürünlerimizin dünya piyasalarından teknik engellerle karşılaşmamasını sağlayacaktır. Gümrük duvarlarının giderek yok olduğu ve ülkelerin teknik korumacılığa yöneldiği günümüzde ihraç ürünlerimizin sağlıklı bir biçimde belgelendirilmesi de Türkiye Akreditasyon Sisteminin iyi işlemesiyle ancak mümkün olabilecektir. Bu sayede hem yurtdışındaki kuruluşlara verilen yüksek belgelendirme ücreti, hem de ürün analizi için geçen süre ve yurtdışındaki akredite edilmiş kuruluşlara gönderilmesi için gereken nakliye giderleri en aza indirilmiş olacaktır.

 

Bilimsel araştırmalar ve endüstriyel çalışmaların temeli, veri toplama, değerlendirme ve yorumlamaya dayanır. Veri toplamayı sağlamak için ölçme işlemini gerçekleştirmenin gerekliliği de bilinen bir gerçektir. Ülkemizde ölçümbilimin önemi, bu konuda eğitim almış mühendis ve eğitmen gereksinimi, ISO 9000 Kalite Belgelendirme çalışmalarının yaygınlaştırılmasından sonra ancak anlaşılabilmiştir. Bunun yanı sıra ölçümbilim konusundaki eğitimlerin yaygın olmayışı ve yüksek ücretli olması da ciddi bir sorun olarak güncelliğini korumaya devam etmektedir. Ayrıca ölçümbilim konusundaki eğitimin ülkemizde yaygınlaşması anlamında, ilgili kurumların üniversitelerle birlikte çalışma zemini oluşturmaları gerekmektedir.

 

Bu amaçla düzenlenen IV.Ulusal Ölçümbilim Kongresi’nin sonunda konunun ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen panelde “TÜRKAK Sürecinde Laboratuvar Akreditasyonu” konusu ele alınmış; kongrede sunulan bildirilerden ve panel sonucu ortaya çıkan görüşlerden ilgili kurumlara ve kamuoyuna sunulmak üzere aşağıdaki bulgular ortaya çıkmıştır;

 

Yasal ölçümbilimin, mevcut yapısıyla gereksinimleri yeterince karşılayamadığı gerçeği ortaya konulmuş olup, bu kurumun özerk bir yapıya kavuşturulup, (Endüstriyel Ölçümbilim de TÜRKAK ve TSE, Bilimsel Ölçümbilim de TÜBİTAK UME benzeri organizasyonel yapılar) fiziki altyapı sorununun çözülerek, daha işlevsel bir hale getirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

 

Yasal ölçümbilim, bilimsel ölçümbilim ve endüstriyel ölçümbilim konusunda faaliyet gösteren kurumlar arasındaki eşgüdüm sağlanmalıdır.

 

Laboratuvarların sektör bazında envanterleri çıkartılmalıdır.

 

Yasal ölçümbilim üretici, tüketici ve ithalatçı boyutuyla ele alınmalıdır. ,

 

TÜRKAK oluşturacağı uzman havuzuyla her sektörde akreditasyon çalışmalarına ivedilikle başlamalı, ülke genelinde akreditasyon uygulamaları tekdüze bir yapıya kavuşturulmalıdır.

 

4703 sayılı Ürün Güvenilirliği kanun kapsamında konunun ilgili gerek kamu gerekse diğer kesimlerce Üst yapıya yönelik çalışmalarda bir karmaşa gözlenmekte ve koordinasyon paylaşım eksikliği olarak ifade edilebilecek olan bu ortamı daha verimli kılmak ortak akıl yaratma hususunda meslek odalarına sektör derneklerine önemli görevler düştüğü belirtilmiştir.

 

Ürün Güvenilirliğinin temelinde ürünün temel gereklere uygun olması bulunmaktadır. Sanayi ürünleri alanında temel gereksinimleri belirten makina imalat düzenlemeleri, bu kapsamda önem taşımaktadır. CE İşareti ile belirtilen ürün uygunluğu için üretici sorumluluğuna karşılık uygunluk değerlendirmesini yapacak kuruluşlara gereksinim vardır. Bu alanla ilgili olarak TMMOB ‘ ye bağlı ilgili odalara ve kendi meslek alanında da MMO ‘ ya önemli görevler düştüğü belirtilmiştir.

 

Ülkemizde sağlık alanında yaşanan ve insan hayatına mal olabilen hataların ortadan kaldırılması için “sağlık hizmetlerinde yapılan ölçümler”in güvenilirliği üzerinde önemle durulmalıdır. Bu kapsamda sağlık hizmetinin kalitesi ele alındığında, ülkemizde gerek kamu, gerekse özel sağlık kuruluşları arasında kalibrasyon çalışmaları yaygınlaştırılmalı, sistematik olarak uygulanması ve sağlık hizmetinin kalitesini etkileyen bu önemli faktör kontrol altına alınmalıdır.

 

Ülkemiz sanayisi krizlerden kurtulup büyüme sürecine tekrar girdiğinde, ölçümbilim kurumlarına, kalibrasyon laboratuarlarına, bu labaratuvarlarda görev alacak teknik personele ve bu personelin eğitilmesine mutlaka günümüzden daha fazla gereksinim duyulacaktır. Bunun yanı sıra Metroloji Mühendisliği ve Metroloji Uzmanlığı programları da üzerinde ciddi olarak düşünülmesi gereken eğitim önerileri olarak ortaya çıkmıştır.

 

Labaratuvarların, test labaratuvarlarının ve kalibrasyon merkezlerinin teknik altyapı ve donanımlarının oluşturulmasına yönelik gerekli çalışmalar hızla tamamlanmalı, dünyadaki uygulamalara paralel olarak EN ISO/IEC 17025 standartlar serisine uygun hale getirilmelidir.

 


V. ULUSAL ÖLÇÜMBİLİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

 

Ülkemizin sanayi alanında üretimi, buna bağlı olarak ihracat ve ithalatı gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum; yüksek doğrulukta ve tekrarlanabilir ölçümlere duyulan ihtiyaç ile birlikte gelişen teknolojiye uyum sorununu ortaya çıkarmıştır. Günümüzde kullanılan teknolojinin kalitesinin sürdürülmesinde kalibrasyonun temel unsurlardan biri olduğu görülmektedir.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası 1995, 1997, 1999 ve 2001 yıllarında olmak üzere dört kez Ulusal Ölçümbilim Kongresi düzenlemiş, bu kongrelerde; bilimsel, endüstriyel ve yasal ölçümbilim esas ve uygulama içerikleri işlenmiş ve sorunlar tartışılmıştır.

 

V. Ölçümbilim Kongresi ve Sergisi, kurumsallaşan ve gelenekselleşen özelliğiyle 9-10 Ekim 2003 tarihleri arasında Makina Mühendisleri Odası adına Eskişehir Şubesi yürütücülüğünde Eskişehir'de gerçekleştirilmiştir. Bu kongrede, ana konu "KALİBRASYON KAVRAM ve UYGULAMALARI" temelinde endüstriyel, bilimsel ve yasal ölçümbilim alanlarında, sektörel (sağlık, gıda, kimya, mekanik vb.) bazda ulusal ve uluslararası yeni gelişmelerle, Avrupa Birliğine uyum çerçevesindeki sorunlar ele alınmış, ölçümbilim uygulamalarındaki yeni teknolojilerin, standartların irdelenmesi ile, ölçümbilim konusunda eğitim ve uzmanlaşma yolları irdelenerek tartışılmıştır.

 

Kongre 20 kurum ve kuruluş tarafından desteklenmiş, kongre boyunca toplam 6 oturumda 26 adet bildiri sunulmuştur. Kongre süresince 1 panel, 1 sunum, 4 kurs gerçekleştirilmiştir. Kongre boyunca düzenlenen sergiye sektöre ürün ve hizmet üreten, bir kuruluş katılmıştır. Kongre ve sergiyi 50'ye yakın delege olmak üzere 200'e yakın mühendis, teknik eleman ve üniversite öğrencisi izlemiştir.

 

Oturumlarda ölçümbilim alanında teknik gelişmelerin, sektörde yapılan AR-GE çalışmalarının tanıtıldığı, sektörel yenilik bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı özgün bildiriler sunulmuştur.
Panelde ise, Ülke ve Odamız gündeminde önemli bir yer tutan, "Ürün Güvenilirliği İçin CE Uygulamaları ve Kalibrasyon" Kamu, Üniversite ve Sektör Temsilcilerince tartışılmış görüş ve öneriler paylaşılmıştır.

 

Kongrede "Kumpas, Mikrometre, Mihengir ve Ölçü Saati Kalibrasyonu", "Sayısal Termometre Kalibrasyonu", "Basınç Ölçer (Manometre, Vakummetre) Kalibrasyonu", "Terazi kalibrasyonu" konularında 4 farklı kurs gerçekleştirilmiş, bu kurslara gösterilen yoğun ilgi ve katılım sürekli eğitim anlayışımızın ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi olmuştur.

 

Odamız kamuoyuna olan sorumluluğunun bilinciyle, benzer etkinliklerinde olduğu gibi kongremizin bilim ve teknolojinin ışığında etkin bir tartışma ortamı yaratarak, önemli bir platform oluşturduğu düşüncesindedir. Bu bağlamda etkinlik boyunca yapılan tartışmalarla, aşağıda elde edilenlerin kamuoyunun bilgisine sunulmasına karar verilmiştir.

 

Makina Mühendisleri Odası, AB yeni yaklaşım direktifleri kapsamında bulunan ve meslek alanlarımızla ilgili altı konuda uygunluk değerlendirme kuruluşu olmak için ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırladığı başvuru dosyalarını Sanayi ve Ticaret Bakanlığına iletmiştir. MMO olarak 3 Ocak 2003 tarihinde yapılan başvurularımızla ilgili, sürecin sonuçlandırılması yönünde ilgili bakanlığımızca çalışma yürütülmesini talep etmekteyiz.

 

Makina Mühendisleri Odası'nca sürdürülen Teknik Hizmetlerin, akredite edilmesi için hazırlanan dosya TÜRKAK tarafından incelenmektedir. 21 Kasım 2002 tarihinde yapılan başvuru konusunda da sürecin sonuçlandırılmasına yönelik TÜRKAK'ca çaba harcanması gerekmektedir.

 

Yeni yaklaşım direktifleri çerçevesinde zorunlu uygulamaya geçilen yönetmelikler alanında, kamusal denetim mekanizmalarının biran once oluşturulması gerekmektedir. MMO piyasa gözetimi ve denetimi konsunda üzerine düşecek her görevi yerine getirmeye hazırdır.

 

Türkiye'de kamu, üniversite ve özel kurumların bünyesinde ülkenin ihtiyacının ötesinde laboratuvarlar olması, bu laboratuvarları denetleme, değerlendirme ve akreditasyonları yönünde karar verme yeterliliğine sahip denetçilerin olması, bu denetçileri izleyen ulusal akreditasyon kurumunun var olması artık hiç zaman yitirilmeden tüm ülke deney ve kalibrasyonların yapıldığı bir laboratuvar alanına dönüştürülmesi gerekliliğini ortaya çıkartmaktadır.

 

Atıl laboratuvar ve test ve ölçüm ekipmanlarının oluşmasının önüne geçilmesi için Ulusal laboratuvar envanterinin çıkarılması konusunda çalışma yapılmalıdır.

 

Sağlık alanında kullanılan test ve ölçüm ekipmanlarının kalibrasyonlarının yapılması konusu Sağlık Bakanlığı, UME, TSE ile birlikte değerlendirilmelidir.

 

Orta seviyedeki teknik mesleki eğitim kurumlarında verilen eğitim programları içerisinde metroloji eğitiminin yeterli düzeyde ve nitelikte olmak üzere eğitim programlarına dahil edilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, ilgili kuruluşlar ile işbirliği içerisinde çalışmalar başlatmalıdır. Ayrıca yüksek okul ve üniversitelerde ilgili bölümlerin açılması çalışmaları hızlandırılmalı, diğer bölümlerde teorik ve pratik ölçme bilgisi eğitimi oranının yükseltilmesi çalışmaları yapılmalıdır.

 

Yasal ölçümbilim alanında mevcut yapının günün gereksinimlerini karşılamakta yetersiz kaldığı ifade edilerek bilimsel ve endüstriyel ölçümbilim alanlarında var olan yapı benzeri özerk organizasyona ihtiyaç duyulduğu vurgulanmıştır.

 

TÜRKAK akreditasyon sürecinin beklenenden yavaş geliştiği, dolayısı ile ulusal boyutda akredite olan kurum kuruluş sayısının yetersiz kaldığı belirtilerek, gerek TÜRKAK gerekse akreditasyon sürecindeki kurum kuruluşların ortak sorumluluk ve çabası ile gelişim sağlanabileceği değerlendirmesi yapılmıştır.

 

TÜRKAK akreditasyon işlemininin özverili ve mali açıdan külfetli olması nedeniyle; KOSGEB, TTGV, TÜBİTAK vb. kurumlarca sürecin çekici ve teşvik edici hale getirilmesi için çaba harcanmalıdır.
V. Ulusal Ölçümbilim Kongresi ve Sergisinin niteliği ve niceliğiyle çağdaş, demokratik, sanayileşen, üreten bir Türkiye yaratılması sürecine katkıda bulunacağı inancıyla yukarıdaki istemlerimizin yaşama geçirilmesinin takipçisi olacağımızı bildiririz.

 


VI. ULUSAL ÖLÇÜM BİLİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

 

VI. Ulusal Ölçümbilim Kongresi, Makina Mühendisleri Odası adına Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Meşelik Kampüsü Prof. Dr. Necla Özdemir Konferans Salonunda 17-18 Kasım 2005 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Kongrede, “AB Teknik Mevzuatı ve Türkiye’deki Durumu”, “CE İşaretlemesi ve Uygulamaları”, “Piyasa Denetimi ve Gözetimi” konularında 3 adet panel; “Ölçümbilim Konusunda Dünya ve Türkiye’deki Mevcut Durum ve Değerlendirilmesi”, “Bilimsel Ölçümbilim”, “Endüstriyel Ölçümbilim” ve “Yasal Ölçümbilim” ana başlıkları altında 5 oturumda 20 bildiri ile ayrıca 20 adet poster bildiri sunulmuştur.

 

Ayrıca; Kimyasal Kalibrasyon-Akış Kapları ve Rotasyonel Vizkozimetreler, Endüstriyel Tesislerde Infra-Red Termometre, Termal Sıcaklık Kamerası Kullanılarak Koruyucu Bakım Çalışmaları, Genel Metroloji ISO-9000 7.6 Maddeleri, Dokümantasyon ISO 17025 Standart Tanıtımı, Boyutsal Kalibrasyon-Kumpas, Mikrometre, Ölçüm Belirsizliği ve Manometre Kalibrasyon Belirsizlik Örneği konularında 70 kişinin katıldığı 5 atölye çalışması gerçekleştirilmiştir. Kongreyle birlikte düzenlenen VI. Ulusal Ölçümbilim Ölçme Takımları ve Cihazları Sergisi’ne 7 kurum ve kuruluş katılmış, faaliyetleri hakkında bilgi aktarımında bulunarak cihaz ve ekipmanlarını sergilemişlerdir.

 

Kongrede yapılan değerlendirmelerden hareketle aşağıdaki Sonuç Bildirgesi kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.

 

Küreselleşme sürecinin yaşandığı dünyamızda, ulusal devletlerin sanayi ve ekonomileri zayıflatılarak küresel güçlerin egemenliği pekiştirilmektedir. Bu süreçte emek yoğun teknolojilerden ileri teknoloji uygulamalarına geçiş çabaları ulusal sanayimizi, ekonomimizi ve dolayısıyla Ölçüm Bilim teknolojilerini de yoğun bir şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin Ölçüm Bilim ve özellikle kalibrasyon, eğitim-belgelendirme, akreditasyon alanında uluslararası alan ve organizasyonlarda eşit haklar elde etmesi için ulusal bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesi ve bu konuyla ilgili ciddi ve yaygın bir uğraş verilmesi gerekmektedir.

 

Ülkemizde bu alanda gözlenen çok yönlü eksiklikler, sanayimizde büyük sıkıntılar yaşanmasına neden olmaktadır. Yasal düzenlemelerin henüz yaşama geçirilememesi, personel ve eğitim eksikliği, kalibrasyon, akreditasyon ve izlenebilirlik konularındaki yetersizlikler bu alandaki üretimleri kısıtlı kılmaktadır.

 

Bu konularda Kongre gündemi çerçevesinde görüşülüp tartışılan konular ve yapılan vurgular ile bağlantılı olarak saptanan gerekliliklerin uygulamaya geçirilmesi, ulusal ölçümbilimin gelişmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

 

1- Türk Standartları Enstitüsü CEN (Avrupa Standartlar Komitesi,) CENELEC (Avrupa Elektronik Standartlar Komitesi) üyesi olmakla birlikte, Avrupa Birliği standart hazırlama çalışmalarına ülke olarak katkımız istenen düzeyde değildir. Ulusal, uluslararası ve bölgesel standartlara henüz hazırlık aşamasında iken katılım sağlanmalıdır. Bu konuda meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve tüketici örgütlerine önemli görevler düşmekte ve bu kesimlerin ulusal yansımayı teminen aynı komitelere katılımı sağlanmalıdır.

 

2- İthal malların denetiminin gümrüklerde yapılmasının, mal çeşitliliği ve sayısı göz önüne alındığında, zaman ve para açısından büyük kayıplara neden olmakta, konunun risk değerlendirme temeline dayalı riskli ürünler, riskli ülkeler yaklaşımıyla gerçekleştirilmeli ve bunun için gerekli altyapı konuyla ilgili Makina Mühendisleri Odası ile bütün tarafların bir araya gelmesiyle oluşturulmalıdır.

 

3- Teknik Mevzuatın uyumlaştırılması kapsamında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulan teknik komitelerde Makina Mühendisleri Odası ve diger meslek odalarının temsiliyeti mutlaka sağlanmalıdır.

 

4- TÜRKAK tarafından akredite edilen personel, sistem ve ürün belgelendirme kuruluşları, deney ve kalibrasyon laboratuvarları ile muayene kuruluşları sayısının yeterli sayıda olmamasından hareketle, bu konuda TÜRKAK ve yetkili kuruluşların gerekli özendirme ve yönlendirmeleri yapması, teşvikler sağlanması gerekmektedir. Üniversite laboratuvarlarının akredite edilerek kullanımlarının önemli bir rahatlık sağlayacağı hususu Kongrede ayrıca belirtilmiştir.

 

5- Kongrede AB ile ülkemiz arasında gerçekleştirilmekte olan üyelik müzakerelerinin 35 alanda sürdürüldüğü belirtilerek, bunların arasında yer alan 17 alanın Sanayi ve Ticaret Bakanlığı sorumluluğunda yürütüldüğü ifade edilmiş, Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Makina Mühendisleri Odası ve meslek odalarından bu sürece katkı beklendiği belirtilmiştir. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) önderliğinde başta Makina Mühendisleri Odası olmak üzere TMMOB’ye bağlı diğer Odaların bu süreci mücadele süreci olarak değerlendirdiği ve beklenen katkının sağlanması için çalışmalar yürütüldüğü bilgisi verilmiştir.

 

6- Teknik mevzuat uyumu konusunda gelişmelerin olduğu, ancak uygulamada aynı gelişmenin olmadığı, bunun da altyapı yetersizliklerinden (standartlar, belgelendirme ve onaylanmış kuruluş yetersizliği ile akredite laboratuarların eksikliği vb.) kaynaklandığı belirtilerek, içinde bulunulan durumun gerek maddi gerekse mühendislik uygulamalarını içeren kaynakların kullanılamaması nedeniyle ülkemiz için kaygı verici olarak değerlendirilmiştir.

 

7- Piyasa gözetimi ve denetiminin 4077, 4703 kapsamında yapıldığı ancak geçiş süreci sıkıntılarının yaşandığı dönemde gerekli görülen iyileştirme ve değerlendirmelerin bütün tarafların katılımıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

 

8- Onaylanmış Kuruluş süreci yaşayan Makina Mühendisleri Odası’nın başvuruda bulunduğu 6 konuda (makina emniyeti, asansör, sıcak su kazanları, gaz yakan cihazlar, basınçlı ekipmanlar, basit basınçlı kaplar) gerek personel, gerekse örgütsel yaygınlık çerçevesinde artıları olduğu, bu bilgi birikimiyle piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinde aktif rol alabileceği gerçeği ortaya çıkmıştır.

 

9- Öçümbilimin temel alındığı derslerin, gerek teknik lise eğitim programlarına gerekse mühendislik eğitimi programlarına dahil edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

 

10- Akredite olmuş kuruluş sayısının AB’de 7.000 civarındayken, ülkemizde bu sayının 84 olmasının çok yetersiz kaldığı, bunun büyük miktarda döviz kaybına sebep olduğu ve bu sayının en azından ulusal sanayimiz için yeterli düzeye gelmesi doğrultusunda tüm kesimlerin ortaklaşa bir çaba içine girmesi gerektiği, ülkemizdeki yetişmiş eleman potansiyeli göz önüne alındığında öz kaynaklarımızın yeterince değerlendirilmediği sonucuna varılmıştır.

VI. Ulusal Ölçümbilim Kongresi’nin çağdaş, bağımsız, demokratik, sanayileşen, üreten bir Türkiye yaratılması sürecine katkıda bulunacağı inancı ile yukarıdaki görüş ve önerilerimizin yaşama geçirilmesinin takipçisi olacağımızı bildiririz.